Ülke tarihine en etkili düşüşlerden birisini yapan hala bile üzerine teoriler kurulan nadir olaylardan birisi de Susurluk Kazası olayıdır. Olay, medya da Susurluk kazası adı ile yer

Ülke tarihine en etkili düşüşlerden birisini yapan hala bile üzerine teoriler kurulan nadir olaylardan birisi de Susurluk Kazası olayıdır. Olay, medya da Susurluk kazası adı ile yer almasının yanı sıra Susurluk skandalı ve Susurluk olayı olarak da yer almıştır. Susurluk kazasında aynı araç içerisinde DYP’nin Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak, Polis okulu müdürü Hüseyin Kocadağ, Kırmızı bülten ile aranan üzerinde Mehmet Özbay kimliğini taşıyan gerçek kimliği ile Abdullah Çatlı ile Gonca Us aynı araç içerisindeyken trafik kazası geçirmiştir. Trafik kazası Balıkesir – Bursa istikameti üzerinde Susurluk’un Çatalceviz mevkiinde meydana gelmiştir. Siyah bir Mercedes markalı 06 AC 600 Plakalı aracın içerisinde bulunan bu şahıslar benzin istasyonundan çıkmakta olan Hasan Gökçe kontrolünde ki kamyona çarparak kaza geçirmişlerdir. 

Kazanın sonucunda herkes hayatını kaybederken sadece olaydan DYP Şanlıurfa Milletvekili olan Sedat Bucak yaralı olarak kurtulmayı başarabilmiştir. Kazanın sonucunda kamuoyunda büyük bir kaos meydana gelmiştir. Devlet, mafya ve siyaset adamlarının aynı araba içerisinde ölmeleri büyük bir yankı uyandırmıştır. Üstelik, aracın içerisinden çıkanlar da birçok tartışma konusunun açılmasına neden olmuştur. Aracın içerisinde otomatik silahlar ve tabancalar bulunmuş, bunların yanı sıra özel kuvvet mermileri de bagajdan çıkarılmıştır. Bu da bir iş birliği olup olmadığını daha da merak konusu haline getirmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda kayıtlar tam olarak zamanın gazetelerinde yayınlanmıştır. Kazadan tek canlı olarak kurtulan Sedat Bucak ise çete kurma suçundan dolayı iki senelik hapis cezasına çarptırılmıştır. Trafik kazasıyla suçun meydana çıktığı en nadir kaza örneklerinden birisi olduğu ve devlet, siyaset, mafya adamlarının aynı arabadan çıkması nedeniyle en meşhur davalardan birisi olma niteliğini korumaktadır. 

Bu kazada önemli olan; arabada Abdullah Çatlı’ya ait olan çanta bulunamadı. Kaza normal bir kaza olsaydı eğer bu çanta yerinde olması gerekti. Çantanın bulunamaması üzerine bu kaza suikast olarak nitelendirilmeye başladı. Fakat çanta içerisinde ki belgeler için bir çok teori ortaya atıldı. Onlardan biri ise Çatlı’nın Asala terör örgütünü bitirmesi üzerine bunun rapor halinde belgeleri vardı. Bu belgeler ortaya çıkarsa ve halk bunu öğrenirse halkın Çatlı’ya olan sevgisi baş gösterecekti. Çatlı ise bildiğimiz üzere Ankara Ülkü Ocakları ve Muhsin Yazıcıoğlu ile bağlantıları sebebine dayanılarak bir ülkücü olarak biliniyordu. Çatlı’ya olan sevgi ülkücülüğe de olacak ve ülkenin siyasi kaderi değişecekti. Bunu istemeyen bir takım kuruluşlar bu suikasta girişmiş olabilirdi.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları