Sapık 2 - Psycho 2 Film incelemesi

Genellikle bir devam filminin ilk film kadar iyi olmasına, hatta ilkinden de iyi olmasına ender rastlanır. Özellikle ilk film Alfred Hitchcock‘un Sapık’ı gibi klasikleşmiş bir ezici güç taşıyorsa. Ancak her nasılsa yönetmen Richard Franklin, kendi devam filmlerini çekmeyi denemeden önce her yönetmenin seyretmesi gereken bir devam filmi çekmeyi başarmış. Son derece eğlenceli, olay örgüsünde hiçbir tutarsızlık yok ve film yapımcıları orijinal hikayeye ve ilk filmin tutkunlarına %100 sadık kalıyor. Hastalıklı bir biçimde beni bu filme çeken birşeyler var. 

Anthony Perkins, akıl hastanesinde 22 yıl geçiren sapık Norman Bates olarak geri dönüyor. Serbest bırakılıyor ve sevgili annesi tarafından lanetlenmediği bir yaşantı kurmak istiyor. Maalesef, yerel restoranda bir iş bulduktan sonra Norman, yatak odası penceresinden annesini görmeye ve “Anne”den gelen gizemli notlar evin etrafında ve işyerinde belirmeye başlıyor. Bütün bu olanlar gerçek mi yoksa Norman yeniden aklını mı yitiriyor?

Fragman

Filmi yazmaya başladığım geçen hafta boyunca filmde ne olup bittiğini açıklayıp açıklamamak konusunda karar vermeye çalıştım. Genellikle filmlerin önemli sırlarını ortaya dökmekten kaçınırım ancak bunu açıklamaya karar verdim. Yukarıdaki soruya cevap… hayır. Norman, 22 yıl önceki kurbanlarından biri olan Sam Loomis’in akrabaları tarafından kandırılmakta.

Baş kadın rol olan Mary Loomis Sam Loomis’in yeğenidir ve Norman geldiğinde restoranda çalışmaktadır. Norman’ın evinde kalabilmek için ondan yararlanır ve Norman’ın beynine sahte “Anne” tohumları eker. Ayrıca eve erişimini kullanarak, daha fazla intikam için annesi Lila Loomis’i de içeri alır. Norman’ı korkutmak için sahte “Anne” notları yaratırlar, sahte “Anne” sesi kullanırlar ve hatta Lila Loomis, suçu Norman’a atmak için insanları öldürmeye başlar. Elbette, tüm bunlar Norman’ı yeniden delirtmek ve tekrar gözetim altına göndermek içindir. İntikam duygusunun insanların karar verme yeteneğini nasıl körelttiğine dair klasik bir örnek.

Jerry Goldsmith Piano Theme

İşin aslı, Norman gerçekten iyileştirilmiştir. Çok sevimli birisidir ve filmin daha başlarında kendini size sevdirmeyi başarır. Talihsiz geçmişi için ona acır ve içindeki şeytanla ilgili sorunları çözdüğü için mutluluk duyarsınız. Ama Loomis ailesinin aralıksız zihinsel saldırılarıyla zavallı Norman’ın zayıf aklı aksamaya başlar. Mary Loomis, Norman’ın hakikaten de aklını geri kazanmış ve nazik birisi olduğunu anlamaya başladıktan sonra, vicdanının sesini dinler ve annesinden bu zalim işkenceye bir son vermesini ister. Norman’ı “Anne” olaylarının arkasındaki kişinin aslında kendi annesi olduğuna inandırmaya çalışır, ama Norman’ın sınırları biraz fazla zorlanmış ve artık aklını yitirmeye başlamıştır. Oyun biter.. ve Norman tekrar delirir!.

Çok daha fazlası var, ama ben burada filmi anlatmayı bırakacağım. Hikayenin aldığı diğer harika dolambaçlı yolları öğrenmek için bu filmi izlemelisiniz.

Bu filmin ne kadar harika olduğu konusunda konuşmayı daha çok uzatabilirim, ama yalnızca bu filmi izlemenizin sizin için ne kadar önemli olduğunun altını çizeceğim. İzlemezseniz gerçekten çok şey kaçırmış olacaksınız. Yönetmen Richard Franklin, “Anne” odasının içindeki bir sahneye, eğlenceli bir Alfred Hitchcock silueti bile yerleştirmiş. Sizin için bunun bir ekran görüntüsünü çektim arkadaşlar. Resim aşağıda. Filmde bunu mutlaka arayın..

Bunları Biliyormusunuz?

- Meg Tilly, çıplak sahneleri için dublör kullanmış.

- Meg Tilly’nin Bates evinde okuduğu kitap, Jack Abbott tarafından yazılan In the Belly of the Beast (Şeytanın Karnında). Jack Abbott, kendine kariyer olarak Amerikan suç dünyasını seçmiş birisi ve bu kitap, Abbott’ın zalim ve adaletsiz olarak gördüğü hapishane sistemiyle ilgili deneyimleri hakkında Norman Mailer’a yazdığı mektuplardan oluşuyor. Mailer, In the Belly of the Beast’in yayınlandığı 1981 yılında başarılı sonuçlanan Abbott’un şartlı tahliye isteğini destekledi.

- Kitap 19 Haziran 1981’de çok başarılı oldu, New York Times kitap hakkında coşkulu bir değerlendirme yazısı yayınladı. Ancak bir gün önce Abbott, East Village’daki 2. Avenue’da yer alan “Binibon” isimli restoranda çıkan arbedede, bir garsonu öldürerek cinayet işlemişti. Sonuçta Abbott tutuklandı ve 2002’de intiharla sonuçlanan hayatının sonuna kadar hapishaneye geri döndü.

- Meg Tilly’nin rol ismi olan Mary Samuels, orijinal Sapık’a bir gönderme. Orijinal filmde Marion Crane, Bates motelde Marion Samuels olarak imza atıyor. Sapık’ın baz alınarak yapıldığı kitapta Marion, Mary olarak isimlendirilmişti.

- Yönetmen Richard Franklin Norman’ın çalıştığı restoranda bir atari oyunu oynarken görünüyor. Oynadığı oyunun adı 1980 yılında Atari tarafından yayınlanan Battlezone.

- Kullanılan ev orijinal ancak motel film çekimi için inşa edilmiş.

- Mary ve Norman, ilk kez Norman’ın annesinin odasına gittiklerinde ışığı açmalarından önce, Alfred Hitchcock’un silueti uzak sağdaki duvarda bir siluetini görebilirsiniz.

- Genç Norman Bates’ın annesinin Oz Perkins’i hatırlarken kapı kolundaki yansıması Anthony Perkins’in oğluna ait.

- Lila’nın, Dr. Raymond tarafından izlendiği Fairvale kasabası, Gremlinler ve Geleceğe Dönüş’teki kasaba. Bu kasaba California’daki Universal Stüdyolarında yer alıyor.

- 5.000.000 Dolar bütçeyle çekime başlanan filmin maliyeti 32.000.000 Doları bulmuş.

- Çekim senaryosunda, filmin sonundaki Şerif’in Bürosunda, Mary’nin kurşun yarasından sağ kurtulduğunu ve “iyileşeceğini” ama delireceğini gösteriyor.

- Norman, Mary’e 1. motel odasının anahtarını vermekten kaçınıyor. 1. oda Sapık’taki ünlü duş sahnesinin yer aldığı odaydı.

- Sapık’taki orijinal duş sahnesinin bu filmde de kullanılması planlanıyordu. Ancak, tam çekimler başlamadan önce birisi filmi çaldı.

- Norman’ın çaldığı piyano parçası, Beethoven’in Pathétique Sonat’ının birinci bölümü.

- Meg Tilly’nin çocukken hiç televizyon seyretmesine izin verilmediği için hiçbir zaman orijinal Sapık’ı görmemiş ve öneminden habersizdi. Basının bütün ilgisini neden aynı role geri dönen Anthony Perkins’e yönelttiğini anlamadı ve bir gün sette Perkins onun bir başkasına “Neden herkes Tony ile ilgileniyor?” dediğini duydu. Perkins çok üzülerek film çekimleri sırasında onunla konuşmadı ve sahnelerinin yarısının çekilmiş olmasına rağmen değiştirilmesini önerdi.


Yönetmen: Richard Franklin

Senaryo: Tom Holland, Robert Bloch (Karakterler)

Yapım: 1983, ABD Süre: 113 Dakika

Oyuncular: Anthony Perkins, Vera Miles, Meg Tilly, Robert Loggia, Dennis Franz, Hugh Gillin

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları