Katia Vega Hong Kong’a geleli iki ay olmuştu ve sabah kaldırımlar her zaman olduğu gibi tıklım tıkıştı fakat Vega bundan rahatsızlık duymuyordu. İnsanları incelemek için daha güzel bir fırsat var mıydı ki?

Katia Vega Hong Kong’a geleli iki ay olmuştu ve sabah kaldırımlar her zaman olduğu gibi tıklım tıkıştı fakat Vega bundan rahatsızlık duymuyordu. İnsanları incelemek için daha güzel bir fırsat var mıydı ki? Şehre geldiğinden beri kadınların takma kirpik ve tırnak kullanmalarını dikkatini çekiyordu, öyle abartı şeyler değil, sadece modaya uygun birkaç takı.

Bir gün Vega’nın aklına bir fikir geldi: Modayla mikro teknolojiyi birleştirmek.

Birkaç ay sonra kendini yeni bir kariyere adım atmaya ikna etti: güzellik teknolojisi. Takma tırnak, kirpik ve makyaj gibi ürünleri bilgisayarlaştırmayı planladı.

Ana prensip tüm giyilebilir teknoloji ürünleri ile benzer, tek fark Vega’nın planladıklarında asıl teknoloji gizli. Takıları kullananlar kapı açma ya da televizyon kanalı değiştirme gibi günlük aktiviteleri sadece bir göz kırpma veya parmak oynatma ile gerçekleştirebilecekler.

Ürünler hala prototip aşamasında fakat Vega destekleyici sponsor grubu bulup ürünlerini en kısa zamanda piyasaya sunmayı planlıyor.

Vega: “Benim asıl çalışma alanım giyilebilir bilgisayarlardı, uzun zamandır teknolojinin günlük nesneler iinde nasıl gözden kaybolacağını düşünüyordum. Hong Kong’taki göz alıcı aksesuarları görünce tam olarak nasıl yapacağımı buldum.” diyor.

Vega şu anda projesini iki ana dala yoğunlaşarak yürütmekte: tırnaklar ve iletken makyaj.

Tırnaklar kişisel radyo frekans tanımlama (radio frequency identification/RFID) ile etiketlenmiş durumda ve normal yapay tırnaklar gibi parmağınıza takılabiliyorlar. Etiketler sonra süslemeler ile saklanabiliyor.

RFID okuyucuları bu etiketleri iki santimetreden tanıyabiliyor ve etiketler kartlarla yapabileceğiniz işlemler çin tanımlanabiliyor, örneğin şirketinizin girişindeki turnikelere kart okutmak yerine elinizi yaklaştırarak aynı sonuca ulaşabilirsiniz. Programlama aynı zamanda parmak şaklatma gibi hareketleri de algılayabiliyor.

Makyaj da aynı şekilde işliyor, iletken maddeyi göz kalemi veya takma kirpik olarak kullanıp göz hareketlerini programlanabilen hareketlere çeviriyor, gözlüksüz bir Google Glass deneyimi gibi düşünün.

Ürünlerinin tanıtımında Vega DJ Congo Sanchez ile beraber çalışarak “AquaDJing”i ortaya çıkardı, suyun altında bir cihaz yardımı ile parmağındaki tırnaklar aracılığı ile DJ sanki suyu çalıyormuş gibi gözüküyor.

Sonuç olarak Vega’nın projesi daha yeni başlamış durumda ve deneyleri yapmayı sürdürecek. İlerleyen zamanlarda bu fikrini şirketleştirerek ürünün satışa çıkartmayı planlıyor.


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!