Zalim bir rejime karşı bir tepki olarak ayaklanmalar insanlık tarihi boyunca her zaman yaşanmıştır. Genelllikle daha az şiddet içeren çatışmalar olsa da çok fazla insanın hayatını kaybettiği olağanüstü örnekler de olmuştur.

1. Romanya Köylü İsyanı - Romanya, 1907

Romanya Köylü İsyanı -  Romanya, 1907

Şimdi Romanya olarak bilinen bölgenin genelinde zengin toprak sahiplerinin yanında son derece kötü yaşam koşullarında çalışmak zorunda bırakılan ve nüfusun yaklaşık yüzde 80'ini temsil eden köylüler büyük bir ayaklanma başlattı. Mart 1907'de ülkenin kuzeyinde başlayan ayaklanma hızla ülkenin güney kesimine de sıçradı. Köylülerin dükkanları ve arazileri yağmalayarak başkente yürümesi sonucu hükümet düştü ve olağanüstü hal ilan edildi. İsyancılar, topçu ateşi de açılmak suretiyle ordu tarafından katledildi. Bu ayaklanma sonucunda kesin sayı bilinmemekle birlikte 11 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

2. Kanlı Hafta - Fransa, 1871

Kanlı Hafta - Fransa, 1871

1871 yılında Fransızların yenilgisiyle sonuçlanan Fransa-Prusya savaşının ardından sosyalist bir grup olarak kurulan Paris Komünü, Paris şehrinin yönetimini ele geçirdi ve 2 ay boyunca şehrin yönetimini elinde tuttu. Yakın şehirlerde kurulan benzer komünler ise hükümet tarafından çabuk bastırıldı. Hükümet güçleri Paris'te yönetimi tekrar ele almak için bir saldırı başlattı. Saldırı boyunca pek çok sivil katledildi, mahkumlar derhal öldürüldü, sokak ortasında idamlar gerçekleştirildi. Saldırının en sert direnişle karşılaştığı kanlı hafta olarak anılan 8 gün boyunca yaşanan şiddetli sokak savaşlarında en az 30 bin insanın öldüğü, 40 bin kişinin ise tutuklandığı tahmin ediliyor.

3. 228 Katliamı - Tayvan, 1947

228 Katliamı - Tayvan, 1947

2. Dünya Savaşı sonunda Japonya'nın teslim olmasından sonra 50 yıldır Japonya tarafından idare edilen Tayvan'ın kontrolü geçici işgal kisvesi altında Çin'e verildi. Başlangıçta kurtarıcı olarak görülen Çin, büyük ekonomik sorunlara ve ülkenin yoksullaşmasına neden olan baskıcı bir rejim kurdu. Çin'in baskıcı politikasında bardağı taşıran son damla ruhsatı olmadığı halde sigara satan dul bir kadının tutuklanarak öldüresiye dövülmesi oldu. Bu olay sonucu 28 Şubat 1947'de başlayan protestolar tüm ülkeye yayıldı. 8 Mart günü askerin, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu sivillerin üzerine ateş açmaya başlaması sonucu toplamda 28 bin sivil hayatını kaybetti. Adada 1987 yılına kadar beyaz terör olarak bilinen ülkenin demir yumrukla yönetildiği sıkıyönetim dönemi devam etti.

4. El Salvador Köylü Ayaklanması - El Salvador, 1932

El Salvador Köylü Ayaklanması - El Salvador, 1932

1800'lerin ikinci yarısından itibaren kahve ihracatı El Salvador'un en büyük gelir kaynağı haline geldi. 1929 borsa krizi ve Büyük Buhran sonucu kahve fiyatlarının düşmesi ülke ekonomisini çökme noktasına getirdi. İşçi ücretleri yarıya düşerken, toprak kiracısı köylüler arazilerinden atıldı. Oldukça zor şartlar altında yaşamaya çalışan köylüler Agustin Farabunda Marti önderliğinde ayaklanarak acil değişiklikler yapılmasını talep etti. Bu ayaklanmaya asker ve polisin müdahalesi sert oldu. Bu dönemde yapılan katliamlarda 30 bin civarında insan hayatına kaybetti.

5. Jeju Ayaklanması - Güney Kore, 1948

Jeju Ayaklanması - Güney Kore, 1948

1947 yılında Kore Yarımadası'nda bulunan Jeju adasında yapılan şaibeli seçimleri kınayan protestolarda polisin göstericilere ateş açması sonucu 6 kişi öldü. Ertesi yıl patlak veren komünizm yanlısı ayaklanmalarda Güney Kore askerleri tarafından 60 bin sivil katledildi.

6. Tibet Ayaklanması - Tibet, 1959

Tibet Ayaklanması - Tibet, 1959

2. Dünya Savaşı sonrasında Çin kuvvetleri Tibet'in kontrolünü ele geçirdikten sonra uyguladığı hükümet programları ve arazi hakları üzerinde süregelen anlaşmazlıklar sonunda şiddete dönüştü. Dalay Lama, Çin hükümetine karşı barışçıl bir politika izlemeye çalıştıysa da Çin şiddet içeren işgalci tutumunu sürdürmeye devam etti. 10 Mart 1959 tarihinde Çin'in bu tutumunu protesto etmek için sokaklara dökülen on binlerce savunmasız Tibetli, Çin Halk Kurtuluş Ordusu tarafından katledildi. Çinlilerin başkent Lhasa'yı kuşatması üzerine Dalay Lama Hindistan'a geçiş yaptı. 1959 ayaklanmasında 86 bin Tibetli öldürülmüştür.

7. La Violencia - Kolombiya, 1948-1960

La Violencia - Kolombiya, 1948-1960

Kolombiya'da 1948 yılında Liberal Parti başkan adayı Jorge Eliécer Gaitán'ın öldürülmesi ile başlayan ayaklanmalarda sadece 10 saat içinde 5 bin kişi öldü. İsyan dağınık olarak uzun süre devam etti. 1950 yılında Muhafazakar aday Laureano Gómez başkan olduğunda çok katı bir tutum izledi 80 binden fazla insan Gómez dönemindeki katı yönetim sürecinde hayatını kaybetmiştir. La Violencia adı verilen iç savaş döneminde ise 200 bin insanın hayatını kaybetti.

8. Hindistan Ayrılık Savaşı - (Hindistan, 1947

Hindistan Ayrılık Savaşı - (Hindistan, 1947

18. yüzyılın ortalarından beri süren egemenliğinin ardından 1947 yılında Britanya Hindistanı bölünerek Hindistan ve Pakistan'a bağımsızlıklarını verdi. İngilizlerin amacı biri müslümanların yaşadığı bölgede müslümanlara bir devlet, hindu bölgesinde iste hindulara ait bir devlet kurmaktı. Ancak bölünmenin doğru yapılamaması sonucu hindular ve müslümanlar arasında çıkan savaşlarda bir milyon insan hayatını kaybetti.

9. 1 Mart Hareketi - Kore, 1919

1 Mart Hareketi - Kore, 1919

1910 yılında Japonya tarafından işgal edilen Kore'nin işgalden kurtulması için 1 Mart 1919 tarihinde Seul'de başlayan gösteriler kısa sürede tüm ülkeye yayıldı. Japon ordusunun sivillere ateş açmaktan çekinmediği bastırma harekatında 7500 kişi hayatını kaybetti. 46 bin kişi ise mahkum edildi. Korelilerin yabancı işgaline karşı geldikleri bu ulusal direniş hareketi bağımsızlık hedefine ulaşamadıysa da Kore'de geçici bir hükümeti kuruldu.

10. 8888 Ayaklanması - Burma, 1988

8888 Ayaklanması - Burma, 1988

Burma'da 8 Ağustos 1988'de gerçekleştiği için bu isimle anılan ayaklanmada 3000 kişi öldü. General Ne Win'in keyfi ekonomik politikaları sonucu pek çok insanın birikimleri yok olduğu için üniversite öğrencileri tarafından başlatılan ayaklanma kısa sürede tüm ülkeye yayılarak 1 milyon kişinin katılımına ulaştı. General Ne Win askerlerine silahlar yukarıya bakmayacak emri vererek ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırdı. 8888 Ayaklanması liderlerinden insan hakları savunucusu Aung San Suu Kyi, 1991 yılında Nobel Barış Ödülü almasına rağmen askeri rejim tarafından yıllarca ev hapsinde tutuldu.


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!